SOSYAL AĞLAR

Neşeli bir hayat!

TV ve Sinema

Neşeli bir hayat!

Yılmaz Erdoğan, yaklaşık iki sene önce Kanal D’deki “Çok Güzel Hareketler Bunlar” programıyla televizyona yeni bir format kazandırmıştı.

734356_181618441988458_1170175379_nYılmaz Erdoğan, yaklaşık iki sene önce Kanal D’deki “Çok Güzel Hareketler Bunlar” programıyla televizyona yeni bir format kazandırmıştı. Biraz riskliydi ekranda tiyaro yapmak, ama genç ve yetenekli, “öğrencilerim” diye tabir ettiği başarılı arkadaşlarla küçük skeçlerden oluşan gösterileriyle büyük beğeni topladılar. İlk otuz küsurlük bölüm son derece iyiydi ve ilk sezon gerçekten de “çok güzel hareketler” izlemiştik. Gülmekten yere yattık, dramatik durumlarda olayın trajedisine bile güldürmeyi başardılar bizi. Program tutunca, taklitleri ve benzerleri çıktı elbette, yalnız diğerleri bu çizgiyi yakalayamadı.

Çok Güzel Hareketler hala yayınlanmaya devam ediyor. Elbette zordur her hafta yeni ve ilgi çekici skeçler bulmak, onları prova etmek, çalışmak, sunmak ve ortaya başarılı bir performans koymak. Erdoğan ve öğrencileri bunun üstesinden hakkıyla gelmeyi başardılar benim gözümde. Söylenebilecek tek söz tebrik ve teşekkür mahiyetinde bir ifade olabilir.

İşin bir de diğer tarafı var ki, asıl söylemek istediğim de bu zaten. Bu güzel hareketler devam ederken, zaman zaman tüyosunu verdiği “Neşeli Hayat” diye bir film yaptıklarını duyuruyorlardı. Doğrusu o kadar yoğun bir tempo içerisinde güzel bir film çekmek kolay görünmüyordu, hadi çektiler diyelim, pek göz dolduran bir film olup olmayacağını tahmin etmek zordu. Üstelik komedi ağırlıklı bir film beklerken dramatik bir film başarılı olabilir miydi?

Film sinemaya geldiğinde olumlu eleştiriler aldı, ancak ne var ki, yoğunluktan filme gitme fırsatım olmadı sinemada. DVD’sinin çıktığını görünce hemen izlemek istedim.

Keşke sinemaya gidebilseymişim diye de hayıflanmadım değil sonrasında.

Yılmaz Erdoğan, başarılı bir film çıkarmış. Herkesin kolay kolay ele alıp işlemeye cesaret edemeyeceği bir konuyu beyaz perdeye taşımış. Aloe Vera, Amway, Herbal Life gibi guruplar oluşturup ürün sattıran ve hem alttakine, hem de üsttekine kazandıran bir zincir kuran markaları anlatıyor gibi algıladım ben. Aloe Vera’nın Türkiye’de yaşadıkları göz önünde bulundurulduğunda ise birebir örtüşüyor gibi geldi. Gözlemler son derece kuvvetli, filmin gerçeklik hissi ise sizi çekip alıyor içine. İşlenen olayın sadece ülkemizde değil, dünya genelinde yaşanmış ve yaşanmaya devam ediyor olması daha da sağlam kılıyor filmin etkisini.

Filmde “Çok Güzel Hareketler Bunlar”daki öğrencilerinin performanslarından da bol bol yararlanmış Erdoğan. Birlikte çekmişler, asıl oyuncu kadrosu da onlar, figüran da onlar. Bir Demet Tiyatro’dan hatırladığımız kemikleşmiş oyunculardan bazılarını da ilave ederseniz, ortaya izlerken hem keyif alacağınız, hem de hüzünleneceğiniz hoş bir hikaye çıkmış.

Konuya gelince, orta halli, maddi durumu ortanın çok altında olan işsiz bir adamın iş arayış telaşını farklı yönlerden ele alıyor film. Öyle güzel bir dramatize olayla karşılaşıyoruz ki, “işte hayatın içinden gerçek bir sahne” diyoruz içimizden. Çünkü mevzubahis karakter bu ülkenin bir gerçeği. Örneğin, sabahleyin uyanıp saatine bakar bakmaz geç kaldığını anlayarak irkilen, sonra koşa koşa minibüse yetişmeye çalışarak tıkabasa dolu minibüs için kuyruğa girip binebilen, indikten sonra da telaş ve endişe ile koşuşturan, iş yerine geldiğinde kasadaki elemana patronun gelip gelmediğini soran, gelmediğini öğrenince derin bir oh çekeren içeri gidip hazırlanan ve işinin başına geçen bir adam hangimize yabancı ki? Klasik bir Canım Türkiyem insanı iseniz, zamanında benzer bir durumu mutlaka yaşamışsınızdır.

Velhasıl, güzel ve hoş, damakta tad bırakan bir film olmuş Neşeli Hayat. Eğer sinemaya gidip izlememişseniz, DVD’sini satın alıp izlemenizi öneririm. Yılmaz Erdoğan’ın da eline sağlık, böyle hoş bir filmi sunduğu için. Kaçırmayın diyorum.

Okumaya Devam Et
3 Yorum

  1. herseyibilenadam@hotmail.com'

    kral

    19 Şubat 2010 / 10:04

    çok güzel hareketler bunlarla ilgili yazımın hala arkasındayım.adam gıbı çalışsınlar,adam gıbı skec ızleyelım dıyorum.nıhayetınde her hafta en az 90 dklık fılm tadında dızıler ızlıyoruz.tek yapan onlar değil yanı. neselı hayatı ızlemedım.elıme gecerse ızlerım havamdayım.

  2. asabi ruh

    19 Şubat 2010 / 17:38

    Bu güzel eleştirilere göre artık izlenir bu film 🙂 Umarım dediğiniz gibidir…

  3. tekinonline@hotmail.com'

    TekinOffline

    04 Mart 2010 / 20:53

    Yılmaz Erdoğan ilk kez mizah haricinde bir film yaptı. “Neşeli Hayat” deyince ben komedi tarzında bir film beklemiştim ancak umduğum gibi değilmiş. İzlerken konu sürüklüyor insanı, “Ne olacak acaba?” diye merak ediyorsunuz.

    Referans sistemli dolandırıcılık olayında bir zamanların “Titan” grubu aklıma geldi, sanırım oradan esinlenmişler. Dikkat ettiyseniz arkaplanda da aynen orada olduğu gibi Tarkan’ın “Şımarık” adlı şarkısının çaldığını ve kurbanların hoplaya zıplaya oynadıklarını görürsünüz.

    Sonuç itibarı ile filmi beğendim. Küfürsüz, sade, aile ortamında izlenebilecek sürükleyici bir film olmuş. Sitede puanlama sistemi olsaydı 10 üzerinden 6 verirdim 🙂

    BKM ekibini tebrik ederim, komedi dışında da ne yapabileceklerini gösterdiler.

Sen de Fikrini Paylaş

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha İlginç Yazılar: TV ve Sinema

Siraceddin El

1999 yılından bu yana web tasarımcı olarak yurt içinde ve yurt dışında pek çok projede yer aldım. 2002 yılında Sanalkurs.net'i ve 2013 yılında da Etkinlik.com.tr'yi kuran ekibin bir parçası oldum. Girişimci, tasarımcı ve eğitmen olarak çalışmalarımı sürdürüyorum. Daha Fazla...

Öne Çıkanlar

YUKARI